Haberler Turkey Yaşam

Koronavirüs Gölgesinde Tatil Alışkanlıkları Da Değişti

Normalleşme sürecinde 1 ay bitti. Çalışma ve eğitim hayatından tutun da yeme alışkanlıklarımıza kadar hayatımızda birçok şey değişti. Bu durum haliyle tatil alışkanlıklarına da yansıdı. Öyle ki, son araştırmaya göre bu yaz salgın nedeniyle 10 kişiden 3’ü tatile çıkmaktan vazgeçerken 4’ü kararsız kaldı. Yer bulmanın çok zor olduğu her şey dahil lüks oteller ise bu yaz tahtını villa ve ev kiralamaya kaptırdı.

AKILCI BİR YAKLAŞIM MÜMKÜN

BİLİM Kurulu üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz’a “Bir kısım bırakın tatile gitmeyi evden burnunu bile çıkarmaya hâlâ tedirgin. Bir kısım da plaj partisinde ya da asker uğurlamasında dip dibe, maskesiz. Yok mu bu işin bir ortası?” diye sordum. Prof. Dr. Yavuz her ikisinin de bambaşka bakış açılarının sonucu olduğunu söyleyerek “Bana sorarsanız, hele ki pozisyonunuz uygunsa ‘Evde kalın’ derim ancak birçoğumuz çalışmalı. Yanı sıra toplumda uzun zamandır evde kalmanın getirdiği psikolojik huzursuzluklar var. Dışarı çıkmak bu noktada elzem hale geliyor. O zaman da şöyle düşünmek lazım ‘Kaza yaparım’ diye nasıl araba kullanmaktan vazgeçmiyor ancak emniyet kemeri ve hız kurallarına uyarak riski azaltıyorsak, hasta olmamak için de aynısını yapmalıyız. 6 aydır söylediğimiz, uygulaması basit 3 kuralımız var. Sosyal mesafe, maske ve hijyen. Bu kurallara uyulduğu müddetçe risk azalır. Abartıp kendinizi karanlığa sürüklenmenin de ‘Bana bir şey olmaz’ deyip bile bile bir hastalığın pençesine atılmanın da gereği yok. Bu yaz için akılcı ve kontrollü bir yaklaşım en önemlisi” diyor.

KİMSE GENÇLİĞİNE GÜVENMESİN

Prof. Dr. Yavuz şöyle devam ediyor: “Plajlarda devam eden çılgın partileri, otogarlardaki asker uğurlamalarını gördükçe ‘Gencim ben, bana bir şey olmaz’ diye düşünenlere üzülüyorum. Kimse gençliğine güvenmesin. En az yaşlılar kadar 20-30 yaş grubu da risk altında. Virüs ‘Bunlar daha genç’ demez, demiyor. Sevdiklerimizle kucaklaşmayı da güzel bir tatili de elbette hak ediyoruz. Ama hayatımız da artık böyle bir virüs var ve bu gerçekle yaşamaya alışmalıyız. Hem kendimiz hem çevremizdekiler için riski en aza düşürmek en büyük sorumluluğumuz.”

HİJYEN KAYGISI ÖNE ÇIKTI

74 şehirden 600’ü aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, bu yaz 10 kişiden 3’ü tatile çıkmaktan vazgeçti, 4’ü sadece denize gireceğini söylerken 4’ü ise tatil konusunda kararsız. Hijyen kaygısı nedeniyle tatilcilerin yüzde 62’si planlarını değiştirdi; yüzde 30’u “Bu yaz tatil yapmam” derken “Her şeye rağmen deniz tatili iyi gelir” diyenlerin yüzde 15’i otel, yüzde 45’i izole olacaklarına inandıkları müstakil ev ya da villa kiralama opsiyonunu tercih etti. Yüzde 13’lük kesim ise yazlığına veya köyüne gidecek.

ŞAHSİ ARAÇ ‘IN’ UÇAK ‘OUT’

Sosyal mesafe ve bulaş riski gibi endişeler, tatile çıkacakların ulaşım tercihlerinde de etkili oldu. Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durmaya çalışan tatilcilerin yüzde 53’ü kendi arabası veya araç kiralayacağını, yüzde 9’u otobüs veya denizyollarını kullanacağını söylerken, en az tercih edilen yüzde 8 ile uçak oldu.

SORANLARA ‘TATİLE ÇIKMAYIN’ DİYORUM

DÜNYANIN önde gelen tatil beldelerinden Bodrum’un Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Serdar Karcılıoğlu’na açıkça sordum: “Siz olsanız bu koşullarda tatile çıkar mısınız?” Cevabı gündem değiştirecek cinsten. “Hayır, asla.” Nedenine gelince: “İnsanlara o güveni verebilmek için otelcilerin birtakım büyük yatırımlar yapması gerekiyordu. Ama çoğu taşın altına elini koymadı. Bakanlıkta zaten var olan hijyen kurallarına sosyal mesafeyi de ekleyerek ‘Haydi bakalım o zaman’ dedi. Yani bahsedilen araştırmanın sonuçları kesinlikle doğru. İnsanlar tedbirlerin yeterli olmadıklarını düşündükleri için tatili rafa kaldırdılar. Şu an Bodrum’da butik oteller hariç, her şey dahil otellerin çoğu boş. Ciddi ölçüde müşteri kaybı var ki potansiyel geçen yıla göre yüzde 90 düşmüş durumda.”

DAMDAN DÜŞEN BİZ OLDUK

İkinci soru daha da kritik: “Peki ne olmalıydı?” Karcılıoğlu, her şey dahil sistemi ile açık büfenin kaldırılıp kişiye özel servis uygulamasına geçilmesine kadar tüm önerileri ‘greendotbodrum.org’ başlığı altında topladıklarını söylüyor. Karcılıoğlu, “Oda kartlarını el değmeden veren otomatik makinelerden tutun da odaların ultraviyole ışın, ortak alanların ozon cihazları ile temizlenmesine kadar birçok önerimiz oldu. Ama kabul ettiremedik. Günün sonunda bu işin damdan düşenleri bizler, turizm profesyonelleri oldu. Böyle böyle turizm çökecek” diyor.

TATİLCİ YÜZÜNÜ VİLLAYA ÇEVİRDİ

TATİLDEKİRALA.COM’un kurucusu Ruşen Mat, “Geçtiğimiz yılın haziran ayı verilerine göre müstakil ev ya da villada tatil yapmak isteyenlerin sayısında yüzde 1100 oranında bir artış var. İnternet sitemizi ziyaret edenlerin sayısı aylık 1 milyon kişiyi aşmış durumda. Bodrum’da ya da Çeşme’de bir iki mekân, birkaç otel belki çok kalabalık olabilir ama hepsi bu. Villa ya da ev kiralayanların sayısı, sadece temmuz için konuşuyorum, 10 bini çoktan geçti. İnsanlar market alışverişlerini yapıp, eve kapanıp ailesi ile güven içinde tatil yapmak istiyor” diyerek tatilcilerin rotayı villa ya da müstakil ev kiralamaya çevirdiğini söylüyor.

BİR HAFTALIK VİLLA KİRASI 6-7 BİN TL

Mat şöyle devam ediyor: “Özel havuzlu, 4 kişilik bir villada fiyat ortalama 6-7 bin TL. Bunlar kişi başı değil. 4 kişi için geçerli fiyatlar. Otele kıyasla daha uygun. Elbette ki kendi koyu olan muhteşem villalar da var. Onların fiyatı ise haftalığı 130 bin TL. Peki nerede bu villalar? Birinci sırada Kaş var. Onu Fethiye-Ölüdeniz, Kayaköy civarı takip ediyor. Üçüncü sırada ise Bodrum var. Öngörümüz pandemi ile hayatımıza giren bu yeni tatil alışkanlıklarının önümüzdeki yıllarda da devam edeceği yönünde.”

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fulya-soybas/koronavirus-golgesinde-tatil-aliskanliklari-da-degisti-41555069

Leave a Comment